Rusça kişi

Rusça dersler hakkında dersimizrusca.com sitesinde rusça dersler üç başlık altında toplanmıştır.Başlangıç, orta ve ileri düzeydeki dersleri seçerek size uygun dersleri takip edebilirsiniz.Her türlü görüş öneri ve konu isteği için aşağıdaki linki tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. 3.şahış tekilde 3 biçim var: “ОН (on)” eril için, “ОНА (ana’) ” dişil için, “ОНО (ano’) ” nötr cins için. Diğer kişi zamirleri hem kadına hem de erkeğe karşı kullanılabilir. “ВЫ (siz)” zamiri ayni zamanda birkaç insan için de, bir insan için de karşı kullanılıyor (türkçede olduğu gibi kibar konuşurken). 15 Chicken Thigh Recipes for the Instant Pot This collection of top-rated recipes highlights this versatilty, featuring chicken thighs with international accents, from chicken curry to cacciatore, chicken teriyaki to chicken tagine, biriyani and butter chicken, and much more. rusÇa Şahis (kİŞİ) zamİrlerİ 9 Aralık 2017 Beytu 0 GÜNCEL Bu dersimizde Rusçada şahıs, kişi zamirlerini göreceğiz ve şahıs zamirlerinin rusçada ismin hallerine göre çekimlerini örneklerle inceleyeceğiz. Ingredients. 3 tbsp. soy sauce 1 tbsp. brown sugar 4 chicken livers, cut into thirds 3 water chestnuts, quartered 4 strips bacon, cut into thirds Rusça şahıs (kişi) ve iyelik (sahiplik) zamirlerinin padejlere göre çekimlerini öğreneceğiz. Rusça zamir çekimlerini tüm ayrıntıları ile sizlere tablolar şeklinde hazırladım. Daha önce baktığım tüm Rusça kaynaklarda maalesef zamirler konusu sadece ismin yalın hali ile geçiştirilmiş. Rusça Şahıs (kişi) zamirleri Bu dersimizde Rusçada şahıs, kişi zamirlerini göreceğiz ve şahıs zamirlerinin rusçada ismin hallerine göre çekimlerini örneklerle inceleyeceğiz. Şahıs, kişi zamirleri adından da anlaşılacağı gibi kişi isimlerinin yerine geçen sözcüklerdir. Rusça Kişi zamirleri konusunda aşağıda tablo halinde şahıs zamirleri verilmiştir ismin hallerine göre sırası ile inceleyip öğrenebilirsiniz. Rusça öğrenirken anlamadığınız konuları veya aklınıza takılan soruları yorumlar kısmında sormaktan çekinmeyiniz. Hemen aşağıdaki tabloya bakarak Rusça İ halinde kişi zamirleri çekimleri ve iyelik zamirleri çekimlerini inceleyelim. İyelik zamirlerinin eril, dişil, orta cins ve çoğul hallerindeki formlarına dikkat edelim. Rusça ismin İ hali kimi veya neyi sorularına cevap verir. Rusça öğrenme isteklisi çoğu kişi, daha alfabeyi görür görmez fikrini değiştirmekte ve Rusça öğrenmekten vazgeçmektedir. Büyük bir çoğunluk ise alfabeyi gözünde öylesine büyütmektedir ki, sanki alfabeyi öğrendikten sonra Rusçayı artık tam anlamıyla öğrenmiş olacakları ve ilerisinin o kadar da zor olmayacağı ...

Asansörde elleri silahlı 4 kişi {birinin silahının ucu gözüküyor sadece} sana Rusça bir şey söylüyorlar ama rusça bilmiyorsundur

2020.08.29 13:49 Y1N8S_ Asansörde elleri silahlı 4 kişi {birinin silahının ucu gözüküyor sadece} sana Rusça bir şey söylüyorlar ama rusça bilmiyorsundur

Asansörde elleri silahlı 4 kişi {birinin silahının ucu gözüküyor sadece} sana Rusça bir şey söylüyorlar ama rusça bilmiyorsundur submitted by Y1N8S_ to burdurland [link] [comments]


2020.08.17 16:05 cengizkhannn Diploma Tercümesi ile Yurt Dışında Tanınır Olun

Diploma Tercümesi ile Yurt Dışında Tanınır Olun
Türkiye’ye yönelik ilgisi bulunan kişi veya kurumların resmi dilleri gereği çeviri yapılması istenen diller sıklıkla İngilizce, Almanca, Fransızca, Felemenkçe, İspanyolca, Portekizce, Rusça, Çince, Arapça ve Farsça olduğu kadar bunların dışında Azerice, Bulgarca, Yunanca, Ukraynaca, Arnavutça, Sırpça, Boşnakça, Makedonca, Gürcüce, Ermenice, Farsça, Lehçe ve Japonca da olabilmektedir. Yapılacak tercümeler akademik, hukuki, teknik, tıbbi, finansal, edebi veya ticari metinler olabilir.
Hatta yazılı ve sözlü çeviri, ardıl tercüme, web sitesi çevirisi, e-posta tercümesi, yerelleştirme, fısıltı tercümesi, redaksiyon, telefonda tercüme, editing, paraphrasing, proofreading, katalog tercümesi, deşifre, acil çeviri, altyazı tercümesi gibi ihtiyaçlar da günümüzde birer uzmanlık alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılacak olan bir mütercimlik faaliyetinde teknik, soyut hatta hedef dilde karşılığı olmayan kavramlar da bulunabilir ki tecrübeli bir yeminli tercüman öğrenek ve kendini geliştirerek işlemleri profesyonelce gereği üzerine tamamlar. Diploma tercümesi konusunda yeminli tercümanlar noter onaylı çeviri işlemlerini gerçekleştirmektedir.
Diploma Tercümesi
2013 yılından beri Ankara Kızılay’da bulunan ONAT Tercüme Bürosu ülkemize yönelik eğitim, turizm, iş, yatırım ve benzeri çok sayıda evrakın Türkçeye çevrilmesi için yabancı uyruklu danışanlarına yüksek bir müşteri memnuniyeti oranı ile hizmet sunmaktadır. İlgili kişilere tabii olarak sadece tercüme hizmeti değil yaptıkları işin, sektörün ve muhatap olacakları kurumların işleyişleri gereği gerekli yönlendirmeler de yapılmaktadır.
submitted by cengizkhannn to u/cengizkhannn [link] [comments]


2020.03.18 02:27 karanotlar Ömer Hayyam – Bir Başka Doğu-Batı Karşılaşması – 5 – H. İbrahim Türkdoğan

Ömer Hayyam – Bir Başka Doğu-Batı Karşılaşması – 5 – H. İbrahim Türkdoğan
https://preview.redd.it/8p0xb9652cn41.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=65eb55e8c2564ff56bde8402979e07d0694c445a
Ömer Hayyam’ın Hayatı ve Rubaileri

Ömer Hayyam (Omar-i, Omar-e, Umar Chaijam, Khay­yam, Khajjam, Xhajjam, Chajjam) 18.05.1048’de Nişapur’da doğar. Hayatı hakkında fazla bir şey bilmeyiz. Çocuk yaşlarda tüm bilim dallarında iyi bir eğitim aldığı bilinir. Öğrencilerine pek hoş davranmadığı ve sert bir öğretmen olduğu söylenir. Rubaileri çoğunlukla öğrencileri tarafından kaleme alınmıştır. Mesleğini yüceltmeyen bir filozof ve varoluşun sorunsallığını derinlikleriyle yaşayan bir şair için şiirlerini yayımlamanın pek de bir anlamı olmadığı anlaşılır bir durumdur. Şiirleri ancak ölümünden sonra büyük kitlelerce tanınır. Biraz buruk tadı olan Fars şarabı Hayyam’ın günlük alışkanlıklarından biridir. Şiirlerini hayranları ve en yakın dostları arasında okurdu. Misafirperver olduğu ziyaretçilerinin olağanüstü fazla sayısından belli olmaktadır: bilim adamları, filozoflar ve başkaları ona danışırlardı. Çağdaşları arasında bilgin bir kişi olarak itibar görürdü.

Hayyam, salt filozof değildi, aynı zamanda astronom ve fizikçiydi. Cebir, geometri ve metafizik üzerine çalışmaları vardır ve çağının en tanınmış ve en büyük matematikçilerinden biriydi.[1] Al-Isfahani, 1176/ 1177 yıllarında yazdığı “Kharidat al-Kasr” adlı çalışmasında, çağının eşsiz bir bilgini ve sözcüğün tam anlamıyla bir şöhret olduğunu kaydeder. Cebir dalında Hayyam’ın elde ettiği başarılara Batı bilimi daha onaltıncı yüzyılda ancak ulaşabildi (F. Rosen). Hayyam, tıp dalında da çalışmaktaydı. Hatta bilimsel çalışmaları, onun şair yanının uzun yıllar arka planda kalmasına neden oldu. Şair olarak şöhret kazanması çok sonraları gerçekleşti.

Hayyam, şüpheci-gizemci yaşam felsefesini basit epigramlarla dile getirmesini bilen alışılmadık orijinal bir şairdir. Gizemci bir matematikçi oluşuyla birçok insanda kolaylıkla kafa karışıklığına neden olabilmiştir. 1223/1224 yıllarında Al-Din’in kaleminden “Mir­sad al-Ibad” adında eski bir kaynak Hayyam’ı “bahtsız bir filozof, bir ateist ve materyalist” olarak adlandırır. Başka bir kaynak onu Avicen­na’nın (Ibni Sina) müridi gösterir. Kifti’ye göre Hayyam, Yunan biliminin taraflısıdır. Kimilerine göre iğneleyici bir karamsardır, kimilerine göre Epikürcü bir hedonisttir. Yeni eleştirmenlerden biri de (F. G. Jünger), Hayyam’a hem kaderci hem de özgür düşünen bir panteist, der.

Rubailerini Farsça yazan Hayyam, bilimsel çalışmalarını esas olarak Arapça kaleme almıştır; o dönemlerde Fars sınırlarında Arapça resmi dildi.

Hayyam’ın İngilizce çevirmeni ve aynı zamanda şair Edward Fitzgerald, Batı dünyasına Hayyam’ın dörtlüklerini 1859 yılında tanıtan ilk kişidir. Hayyam’ın rubaileri dünyada en çok iz bırakan oryantal eserdir. Rubailerinin yayımlanmasıyla Doğu’nun Batı’da tanınmış en meşhur şairi oldu Hayyam. Fitzgerald’ın çevirisi “Rubáiyát of Omar Khayyám” Anglosakson dünyasında İncil’den sonra en çok okunan kitap olmuştur.

Hayyam, din ve bilim üzerine kurulu dogmatik düşünceleri bilimsel çalışmalarında da eleştirir. Cebir üzerine kaleme aldığı eserinin önsözünde kimi çağdaşlarının kötü niyetli, entrikacı ve ikiyüzlü davranışlarına dikkat çekerek şöyle der: “Günümüzde bilge olarak adlandırılanların büyük çoğunluğu yalan söyleyerek hakikati gizlerler ve salt görünürde bir bilgelikten öteye geçememektedirler; bilgilerini sadece maddi ve düşük amaçlar için kullanmaktadırlar. Ve onlar, uğraşını ve sevgisini gerçekten hakikate ve hakiki olana adayan ve kuruntu ve yalanı kendinden uzak tutan, sahte görünüşten ve göz boyamacılığından kaçınan biriyle karşılaştıklarında, o zaman ona hor bakarlar.”[2]

İslam dünyasında şarap genel anlamıyla sufizm denilen İslam gizemciliği düşüncesinde Tanrıya coşkuyla yükselmenin bir eğretilemesi olarak bilinir. Hayyam’ın sufizmle hiçbir ilgisi olmadığı apaçık ortadadır, hatta bu akıma karşı şiirler yazdığı bilinir. Hayyam’la sufistler arasında bir bağ kurmak bana pek mümkün gelmiyor. Diğer taraftan şarabı sadece sufizm bağlamında düşünmek yanlıştır elbette. Hayyam’daki şarap sembolü özgür düşünme ve özgür çalışmanın yanı sıra ermişliği de içerir.

Hayyam’ın çeşitli kentlerde yaşadığı bilinmektedir: örneğin Balkh, Merw, Bağdat ve Nişapur.

Nizami-yi Arudi’nin “Cahar Makala” adlı (1156) eserinde Hayyam’la 1112/1113’ de Balkh’ta karşılaştığı kayıtlıdır.

Baihaki, Hayyam’ın, karşıtı ve İslam teoloğu Al Gazali’yle 1091/1092 yıllarında Nişapur’da karşılaştığını kaydeder.

Hayyam, 1095’te Mekke’ye Hacca gider (“başına gelebilecek tüm belalardan kaçınmak için bu hac yolculuğuna katlanmıştır.” F. Rosen). Hayyam’ın bilimsel çalışmalarını destekleyen Melikşah ve Nizam el Mülk’ün öldürülmeleriyle ülke savaşa girer. Bu durumda özellikle bilimin bir temsilcisi olarak bilinen Hayyam’ın yaşamı dönemin Ortodoks-İslam kesimlerince tehlikeye girer. Hayyam için inşa edilen gözlemevi imha edilir. Böyle bir ortamda Hayyam’ın hac gibi sıkıcı bir yolculuğa gitmekten başka bir alternatifi kalmamıştır.

Hayyam (4.12.?) 1131’de Nişapur’da ölür.

Felsefi Risaleleri

Hayyam’ın ikinci biyografı Baihaki, 1169 yılında Hayyam’ın üç risalesinden söz eder. Tam olarak beş felsefi risalesi mevcuttur.

1) Varlık ve Vazife Üzerine (Risalat al-Kawn wa ’l-Taklif, 1080). Bu risale kâfirlikle suçlanan Hayyam’ı kurtarmak isteyen yargıç ve imam Abu Nasr’ın ricası üzerine yazılmıştır.

2) Üç Soruya Yanıt: Alemde Zıtlığın Zorunluğu, Determinizm ve Süreklilik:
Yargıç ilk risaleyi kabul etmesine karşın, Hayyam’a dinle ilgili daha derin ve detaylı sorular yöneltmiştir, bunun üzerine Hayyam bu makaleyi kaleme almıştır.

3) Al Diya al-akli fi maw­du al-ilm al-kulli (Das Licht der Intelligenz als Subjekt universalen Wissens / Evrensel Bilgi Öznesi Olarak Zekâ Işığı)

4) Varoluş Üzerine Risale (Risalat al-Wudjud).

5) Metafizik Üzerine Risale (Farsça yazılmıştır). (Dar ’Ilm-i Kulliyat) Paris’te, Londra’da ve Tahran’da mevcuttur. Arthur Christensen bu risaleden çeşitli bölümler çevirmiştir: Un traite de métaphysique de Omar Khayyam, in MO, 1, 1-16, 1908.

Doğabilimsel Risaleleri

1) Cebir Üzerine Risale “Fil Beraahin a la Mesaail-el-Cebr vel Mukabele”. Semerkant’ta yazılmış. Yargıç Abu Tahir’e ithaf etmiştir. Bu el yazması Leiden’de, Paris’te, Kahire’de, Londra’da ve Vatikan’da mevcuttur. Bu makale F. Woepcke tarafından 1851 yılında Fransızcaya aktarılmıştır: “L’ Algèbre d’Omar Al Hayyami”. Ayrıca Rusça, Farsça ve İngilizce çevirileri mevcuttur.

2) Aritmetik üzerine bir risalesi “Mushkilat al hisap” (Difficult Pro­blems of Arithmatik) kaybolmuştur.

3) Risala fi taksim rub’ al-da’ira (Treatise on the division of a quadrant of a circle / Çemberin Çeyreğinin Bölünmesi Üzerine İnceleme)

4) Fizik Üzerine Risale (Mukhtasar fi ’l-Tabiiyat).

5) Öklit’in paralel postülası üzerine yaptığı incelemesinin giriş yazısı (Musadarat, 1077) G. Jakob ve E. Wiedemann tarafından Almancaya çevrilmiştir (Leiden). Ayrıca Rusça ve İngilizce çevirileri de mevcuttur.

Diğer Risaleleri

Hayyam, mekanik, coğrafya ve müzik üzerine çeşitli makaleler de kaleme almıştır.

Altın ve gümüş içeren nesnelerde altın ve gümüş miktarının hesaplanması ile ilgili bir risalesini F. Rosen, Almancaya çevirip “Zeitschrift der Deutschen Morgenländischen Gesellschaft” adlı dergide yayımlamıştır. (Yıl 1925, sayı 79). Hayyam, bu makalesine “Bilgeliğin Dengesi” (Mizan al-hikam) adını vermiştir. Hayyam’ın müzik üzerine yazdığı bir risale ise (Sharh al-mushkil min kitab al-musika) kaybolmuştur ama adı Hayyam’ın geometri üzerine yazdığı makalelerinden birinde geçer.

Nevruzname

Hayyam, Alp Arslan’ın oğlu Melikşah (Bağdat’ta iktidarda olduğu dönem 1072-1092) ve veziri Nizam el Mülk (Bağdat, Nişapur ve Mulk’ta üniversiteler kurdu) tarafından 1074 yılında Takvim reformuyla görevlendirilir; bu çalışmasını Hayyam 1079’da başarıyla sonuçlandırır. Bu projeye ’l-Muzaffar Asfizari ve Maimun b. Nadjib Wasiti gibi bilginler de katılmıştır. Hayyam astronomik çalışmalarının bir kısmını Melikşah’a ithaf etmiştir (Zidj Malik Shahi).

Bu çalışmanın bir kısmı İsmaililer’in imza taşımayan bir el yazısında mevcuttur, Paris Ulusal Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu el yazısının Rusça çevirisi de mevcuttur.

“Nawruz-nama” adlı risalesi Friedrich Rosen tarafından 1929’da Fars’ta bulunmuştur. Hayyam’ın bu makaleyi yazmasındaki neden Melikşah’ın yerine geçenleri gözlemevinin bilimsel ve ekonomik açıdan gerekli olduğunu kanıtlamak istemesindendir.

* * *



[1] G. Sarton, Introduction to the History of Science, Washington 1927.

[2] Rosen, a.g.e., s. 49.

Kaynakça:

Kindlers Neues Literatur Lexikon, Band 12, 1996.

Friedrich Rosen: Die Sinnsprüche Omars des Zeltmachers, Insel Verlag 1998.

Encyclopaedia of Islam. X. Band. Leiden/Brill, 2000, Netherland.

Enzyklopaedie des Islam. Band 3, Otto Harrosowitz, 1936. Leiden/Leipzig.

C. Brockelmann: GAL (Geschichte der Arabischen Literatur) Supplement 1, Leiden, 1937



https://itaatsiz.org/2020/03/12/omer-hayyam-bir-dogu-bati-karsilasmasi-5-h-ibrahim-turkdogan/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.02.16 01:09 karanotlar İttihatçılıktan komünizme, Deyr-i Zor’dan Moskova’ya: Salih Zeki’nin bilinmeyen hikayesi

İttihatçılıktan komünizme, Deyr-i Zor’dan Moskova’ya: Salih Zeki’nin bilinmeyen hikayesi

Halep'te Ermeni göçmenler
Yetvart Danzikyan
Yakın zamana kadar Ermenistan’ın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nezdindeki Türkiye temsilcisi olan Prof. Dr. Arsen Avagyan sadece bir diplomat değil aynı zamanda verimli bir akademisyen. Avagyan’ın Gaidz Minassian ile birlikte kaleme aldığı “Ermeniler ve İttihat Terakki” başlıklı çalışması daha önce Aras Yayınları tarafından yayınlanmıştı. Avagyan şimdi yeni bir çalışma ile Türkiyeli okurların karşısında. “Karanlıkta Kalmış Bir Eylemci: İttihatçı Komünist Salih Zeki (Kuşarkov)” başlıklı çalışma, TÜSTAV Sosyal Tarih Yayınları tarafından yayınlandı. Ermeni Soykırımı sürecinde özellikle Deyr-i Zor mutasarrıflığı döneminde kıyıcı bir rol üstlenen Salih Zeki’nin daha sonra Bakü’de TKP’nin kuruluşunda önemli bir rol oynaması ve onun tüm hayat hikayesi, Türkiye’nin yakın tarihi açısından da ilginç ayrıntılar içeriyor.
Belgelerin yanı sıra geniş bir bibliyografya çalışmasının ürünü olan bu çalışmada Arsen Avagyan’ın gönderme yaptığı bir dizi Ermenice kaynak hakkında da Türkiyeli okur ilk kez bilgi sahibi oluyor. Kitapta Salih Zeki’nin 1936 yılında Mustafa Suphi ve arkadaşları hakkında yazdığı ancak yayınlanmayan makalesi de yer alıyor. Avagyan ile çok ses getireceğini düşündüğümüz yeni çalışması hakkında konuştuk.
Sizi Salih Zeki üzerine bir kitap yazmaya sevkeden sebepler neydi? Bu alanda nasıl bir eksiklik gördünüz?
Salih Zeki, 1915-16 yıllarında Kayseri Everek’te kaymakam ve Deyr-ül Zor mutasarrıflığı makamlarında yaptığı işkencenler, cinayetler ve zulümler nedeniyle Ermeni Soykırımı tarihine “Canavar Zeki” olarak geçti. Ben 2007 yılında Ermeniceye çevirip, izahlar ve yorumları ekleyerek Hasan Amca’nın (Çerkes Hasan) “Tehcirin İç Yüzü” anı ve “Peki, yüzbinlerce Ermeniyi kim öldürdü?” makalesini bir kitapçıkta Erivan’da yayınladım. Hasan Amca Suriye’deki toplama kamplarında 25.000 kadar Ermeni kurtardı ve 1961 yılında İstanbul’da onun cenazesine o dönemdeki Ermeni Patriği Şnork Kalustyan da katıldı. Düşündüm ki Salih Zeki hakkında da bir araştırma yapıp ikisini kıyaslamak fena olmaz. Hem de bir başlık da düşündüm “Ermeni Soykırımda İki Çerkes”. Birisi Ermenileri kurtarmış, diğeri de yaklaşık 200. 000 Ermeni imha etmiş. Salih Zeki hakkında bilgiler toplamaya başladığım zaman zannettim ki kolay olacak çünkü o dönemindeki Ermeni, Türk, yabancı çeşitli kaynaklarda, anılarda ve hatıralarda Zeki’nin adı geçiyor. Fakat yaşamı ve faaliyetleriyle ilgili o denli çelişkili ve birbirini çürüten bilgiler var ki, bunların Salih Zeki adlı farklı kişilere ait olduğu izlenimi dahi uyanabilir. İlk bakışta Salih Zeki acımasız bir eylemci, aldığı emirleri yerine getirmek için her türlü yöntemi uygulamaktan çekinmeyen hiyerarşide yüksek düzeyde bir Osmanlı bürokratıdır. Yüzeysel bir yaklaşımla Ermeni Soykırımı döneminde karanlıktan çıkıp insanları topluca yok etmek için en barbar yöntemler kullanan bir mutasarrıf, sonraki yıllarında Bakü’de TKP’nin kurulmasında yer alan ve sonra yine de karanlıkta saklanan bir eylemci. Fakat araştırma zamanında çok enteresan ve beklenmeyen bilgiler ortaya çıktı. Anladım ki Salih Zeki sıradan bir eylemci değil ve onun faaliyetleri Ermeni Soykırımı dönemi ile kısıtlanmıyor. Aksine onun “yıldız dönemi” sonraki 1919-1922 yıllarına denk geliyor. Gördüğüm eksik şu ki bugüne kadar bu dönem ile o kadar ilgili bir eylemci hakkında bir araştırma veya makale bile yazılmamış, çeşitli kaynaklarda olan bilgiler de birbirine uymuyor ve farklı. En basit örnek: Salih Zeki’nin doğum, ölüm tarihi hakkında farklı zamanlar gösteren kaynaklar var. Başka bir problem onun gerçek soyadı ve ona yansıtılan “Zor” soyadı oldu. Türk tarihçiler, (Mete Tuncay ve Erden Akbulut hariç), Deyr-i Zor mutasarrıfı olması sebebi ile Salih Zeki “Zor” soyadı aldı diye yazmaktadır. Aslında o hiç bir zaman “Zor” soyadı kullanmamış, atalarının soyadına “Kuşarkzade-Kuşarkov” dönmüş, Moskova’da Doğu Araştırmaları Enstitüsü'ndeki kısa çalışma zamanında “İsmaylov” (Baba adı İsmail’e aften) ikinci soyadını kullandı. Bir de Moskova ve Tiflis’teki çeşitli gazetelerde yazdığı makaleleri “Sinza” edebiyat takma adı imzalamış. Salih Zeki’nin hakkında kapsamlı bir araştırma olmadığı takdirde hem Ermeni Soykırımı, hem TKP kuruculuğu, hem Bakü’deki Türk komünistler ve Kemalistler arasında kurulan bağlarda onun ve onun gibi İttihatçı tabanlı komünistlerin rolünün tarafsız değerlendirilmesi mümkün olmayacaktı.
Rusça arşivlerden faydalandığınızı görüyoruz. Size yeni bir bakış açısı sağladı mı bu arşivler?
Kuşkusuz. Bunlardan birisi Azerbaycan’ın Sovyetleştirilmesinde Türk komünistlerin yeri ve oynadığı gerçek rol hakkında yeni belgelerdir. Bolşevikler ve Kemalistler arasında bağlar kurulması, Bakü’deki TKP vasıtasıyla Kemalistlere teklif edilen ve gönderilen yardım meselesine dair yeni ve yayınlanmayan belgeler mevcuttur. Ve çok önemli konular hakkında Rusya’daki arşivlerde olan belgeler yeni bir ışık tutuyor. Bunlardan biri Suphiler (Mustafa Suphi ve arkadaşları) konusudur. 1936 yılında Salih Zeki “Suphi Yoldaş ve 16 Şehitler” başlıklı bir makale yazdı, ama bu makalesi yayınlanmadı ve RGASPI arşivinde (Rusya Devlet Siyasî ve Sosyal Tarih Arşivi) kaldı. İlk olarak benim kitapçıkta bir ek olarak gün yüzüne çıkıyor. Bakarsanız o makalede M. Suphi’nin ve arkadaşlarının öldürülmesi hakkında farklı ve bugüne kadar bilinmeyen ayrıntılar veriyor. Rusya’daki arşivlerden belgeler toplama döneminde enteresan bir olay yaşadım. RGASPI arşivinde fon 495’de “Salih Zeki” adıyla 266 numaralı dosya var ve orada Salih Zeki adıyla üç kişi hakkında belgeler toplamış, bir de yine Türk komünist Salih Hacıoğlu’nun evrakları aynı dosyada. Salih Zeki’nin resmini istedim ve bana iki defa Salih Hacıoğlu’nun sürgün yıllarındaki resmini gönderdiler. Resmin altında da Osmanlıca “Salih Hacıoğlu” yazıyor, ama belki arşivde Osmanlıca bilen bir eleman yoktu. Sonra gerçek Salih Zeki Kuşarkov’un resmi o arşivdeki başka bir dosyada buldum, hem de resmin altında Rusça “Salih Zeki Kuşarkov” yazmaktadır.

Arsen Avagyan (FOTO: Berge Arabian )
Salih Zeki'nin o dönemde İttihatçıların kontrolünde olan devlet hiyerarşisinde yükselmesini sağlayan ne idi? İttihat Terakki Cemiyeti içinde Talat Paşa grubunun güvenini kazanması mı ona bu yolu açıyor?
Bazı kaynaklara göre Salih Zeki, o zamanki deyimle “Kara Kemal’ın adamı” idi. Bir de Kara Kemal ile bağlı Parvus, Rakovski, C. Korkmazov grubu ile Salih Zeki’nin ilişkileri varmış. O dönemde Salih Zeki Ermeni mebuslar ve siyasi isimler ile de ilişki kurmuş. Fakat, bence, Talat Paşa grubundaki adamlar Salih Zeki’yi ilk önce onun yetenekleri ve karanlık biri olduğunu için desteklediler ve kullandılar. Bir de şunu söylemek istiyorum. Aslında “Karanlıkta kalan bir eylemci: İttihatçı Komünist Salih Zeki (Kuşarkov)”u bir bilimsel makale olarak yazdım ve o bu tür bilimsel makalelerin koleksiyon kitabında yayınlanacak. Arkadaşım Erden Akbulut’un teklifi ve sayesinde, ki ona bunun için çok minnettarım, ayrı bir kitapçık olarak yayınlandı. Ben şimdi Salih Zeki hakkında daha kapsamlı bilimsel bir araştırma üzerine çalışıyorum ve yakında sona eren kitabımda yukarı bahsettiğim konular çeşitli güvenilir kaynaklara dayanılarak daha ayrıntılı izah edilmektedir.
Salih Zeki ilk olarak Kayseri Everek'te Ermenilere yaptığı zulüm ile anılıyor. Daha sonra Deyr-i Zor mutasarrıflığına atanıyor. Bundaki sebep önceki mutasarrıfın Ermenilere karşı "yeterince" sert olmaması. Ve Salih Zeki gerçekten de kendi çapında ayrı bir soykırım uyguluyor, 60.000 ila 200.000 arasında Ermeni'nin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. İttihatçıların yargılanmasında da zaten gıyabında idama mahkum ediliyor. Onu bu derece gaddar davranmaya iten sebepler sizce nedir? Hastalıklı bir kişiliği mi var yoksa Hannah Arent'in "Kötülüğün Sıradanlığı" kitabında Eichmann'dan bahsettiği gibi basitçe "işini" mi yapıyor?
Ermeni tanıklara göre Salih Zeki şahsen işkenceler yapmaktan, bir de idamları seyretmekten zevk alıyordu. Hem de Ermeni milletinin düşmanı olduğunu kendisi izah ediyordu. Çeşitli kaynakları inceledikten sonra bana Salih Zeki hastalıklı bir kişi gibi görünmedi, belki zulümler, idamlardan zevk alırdı, ama daha çok soğukkanlı, sert yöntemler kullanarak katliam yapmaktan kaçınmayan bir eylemci, hedefe ulaşmak için her şeye hazır bir siyasetçi görünümünde. Karşısında kim olursa olsun, kendi milletinin insanları da dahil. 1920’de Bakü’de Türk harp esirlerinin kurşuna dizilmesinde aktif rol aldı ve Tiflis’ten Kafkas bölgesinin sorumlusu S. Orjonikidze’ye gönderdiği 15 Ekim 1922 tarihli raporda bu katliamı gerekli ve haklı göstererek, imha edilen askerleri de “… Sovyetlere karşı saldırgan duygular besleyen esir Türkler” olarak niteledi.

https://preview.redd.it/y6t1oyu5g6h41.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=91053fe71ae0def073d4e5ba501a83ef1feb0b74
1916-1919 yılları arasında Salih Zeki bir tür gizli bir hayat yaşıyor. Kimi yorumlara göre Ermenilere yapılan zulümdeki rolü nedeniyle bir tür pişmanlık yaşıyor. Siz sonraki yıllarında bu tür bir pişmanlığın izlerini gördünüz mü?
1933’te kaleme aldığı kısa otobiyografisinde Salih Zeki kendi hayatını iki döneme ayırıyor ve yazıyor: “Benim hayatım iki dönemlidir. Birinci dönem 1916’da bitiyor, ikinci dönem 1919’da başlıyor. Aradaki zaman geçici bir süreden ibaret. Birinci dönemde kendimi hiç de iyi hissetmiyorum, çünkü burjuvaziye hizmet ettim. İkinci dönemde kendimi çok iyi hissediyorum, çünkü proletaryaya hizmet veriyorum”. Osmanlı Meclisi’nin İzmir ve Aydın mebusu (1912-1919) Emmanuil Emmanuilidis anılarında bahsediyor, diyor ki 1917 yılında Beyoğlu’da Salih Zeki ile karşılaşmış ve Salih Zeki ona “60.000 Ermeni’yi katledip çocukları canlı canlı gömdüğünü, dışarıya çok ender çıktığını, insan yüzü görmek istemediğini, adının Zeki olduğunu ve intihar etmeyi düşündüğünü” söylemiş. Kısa otobiyografisinde Salih Zeki Ermeni tehcirini anlatırken “her yerde, her tarafta cinayetler işleniyor, kanlı olaylar oluyordu. Bu arada belirtmeliyim ki, o zamanlar askerlerin diktatorası öylesine güçlüydu ki, sivil makamlar hiçe sayılıyordu. Buna rağmen ben bir mutassarrıf olarak bu iğrenç işten kendimi de suçlu buluyorum” yazmaktadır. Bakü, Tiflis, Moskova’da yasadığı yıllarında birkaç biyografik ankette pişmanlığını izah ediyordu. Fakat, derin ve samimi bir pişmanlık duyguları hissetmesi hakkında bugüne kadar inandırıcı kanıtlara rastlamadım. Bana göre onun pişmanlığı biraz farklıymış, yani yaptığı cinayetler, insanları toplu yok etmesi genel olarak işe yaramamış, çabalar boşa gitmiş. İmparatorluk ve devlet ellerinden gitti ve kendisi de memleketi terk etmek zorunda kaldı. Bir nevi Kemal Tahir’in “Kurt Kanunu” romanındaki Kara Kemal’in itiraflarına ve “pişmanlığına” benzer bir duygu, “Bu koca imparatorluk bizim elimizde ölmüştü” gibi.
Soykırım uygulayıcısı bir milliyetçiden, bir komünist olmaya giden yolu sağlayan nedir? Yargılanmaktan kurtulmak için mi Bakü'ye gidip komünist çevrelere giriyor, yoksa komünizmi gerçekten de kendisine yakın mı buluyor?
Kendisi de arkadaşına yazdığı mektupta bunu itiraf ediyor. Ermeni Soykırımı’nda oynadığı rol için İngilizler tarafından yakalanıp yargılanma endişesi içindeydi. 1918 yılı sonunda Batum, Tiflis yoluyla Bakü’ye ulaştı. Salih Zeki’nin yazdıklarına göre Ermeni Soykırımı’nda oynadığı rolü onda “mevcut düzene, hükümete ve savaşa karşı memnuniyetsizlik, hatta düşmanlık” hissi uyandırdı. “Bu felaket yalnız Ermenilerin başına gelmiş değildi, aynı zamanda bütün Türk halkının da felaketiydi. Bu beni devrim saflarına itti”. Erzurum’da yayınlanan “Albayrak” gazetesinin 9 Ağustos 1920 tarihli nüshasında “Yeni İnkılap” başlıklı makalesinde Türkiye’nin kurtuluşunu sosyalizm yolunda görüyor. Komünizme gelince, ilk etapta Marksizm hakkında pek bilgili olmadı. Mesela 1920 yılında Trabzon’da yayınlanan “Niçin Bolşevik oldum?” kitapçığı, Salih Zeki’nin Marksizm bilgisinin zayıflığını göstermesi bakımından eleştirilmesine yol açtı. 1934 yılında Salih Zeki bu eleştirileri kabul edip, mazeret olarak “propaganda bakımından çok güçlüydü, ama Marksizm yaklaşımı bakımından değil, çünkü o zaman Marksizm hakkında bilgim yoktu” ifadelerini kullanıyor. Bunun ile beraber Salih Zeki 1919 yılından itibaren ölene kadar (3 Kasım 1940, Moskova) Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) resmi üyesiydi.
Ermeni soykırımındaki rolü o yıllarda TKP içinde sorun yaratıyor mu kendisine?
Yaratıyor, ama fazla değil. 1923 yılında bir süre için partiden uzaklaştırıldı, ama 1925 yılında parti üyeliği hakları, geçmiş parti stajıyla birlikte geri verildi. Fakat evraktaki “Ermeni katliamında parmağı var” niteliği daha yüksek pozisyonlar, mevkilere çıkmak, parti kariyeri yapmak için engel olmuş.
Ölene kadar Sovyetler Birliği'nde kalıyor ve çeşitli bürolarda görev yapıyor. Bu yıllarda, yani 1930'larda, kendisine Sovyet rejiminde önemli görevlerde bulunan (Mikoyan gibi) Ermenilerin yardımcı olmasını tarihin bir ironisi olarak mı yorumlamak lazım?
Bugünkü bakımdan belki. Ama o zamanki şartları ve yaklaşımı dikkate almak lazım. Kemalist Türkiye ile dost ilişkileri kuran Sovyet Rusya Ermeni Soykırımı konusu kapatmak istemiş, resmi düzeyde Sovyet Birliği’nde o dönemde bu konu yasaktır. Hem de Rusya’da Devrim zamanında Salih Zeki gibi yüzlerce, binlerce insan yok eden Bolşevik eylemciler çoktu. Zaten Bolşevik terörü ünlüydü.
Ermeni Soykırımı'nda rol alan isimler aslında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde büyük sıkıntı yaşamıyor, hatta rejim basamakları içinde yükselenler de var. Salih Zeki bu örneklere de bakarak Türkiye'ye dönmeyi hiç düşünmüyor mu?
İş ancak Ermeni Soykırımı’da aldığı rolü kapsasaydı belki dönmeyi düşünebilirdi. Fakat o komünist idi ve Kemalist hükümet komünistlere karşı harekete geçti, parti kapatılmış, birçok komünist tutuklanmıştı. Üstelik Bolşevikler ile temaslardan haberdar, Suphilerin öldürülmesi hakkında çok şey bilen, 1920 yılında Anadolu’ya geçtiği zaman Erzurum, Bayburt ve Trabzon şehirlerde komünist şubeler kurmayı beceren Salih Zeki, bence, Kemalist hükümet açısından istenmeyen bir kişiydi.
Arsen Avagyan kimdir?
1972'de Erivan'da doğdu. 2002'de Moskova Devlet Üniversitesi'nde "Osmanlı İmparatorluğu ve Kemalist Türkiye'nin Devlet-İktidar Sisteminde Çerkeslerin Rolü" başlıklı Rusça doktora tezini sundu. Bu tez daha sonra Belge Yayınları tarafından yayımlandı (çev. Ludmilla Denisenko, İstanbul, 2004). Ermenistan’da, Türkiye’de yayınlanan Toplumsal Tarih dergisinde ve çeşitli ülkelerde makaleleri yayımlandı. Prof. Dr. Avagyan’ın Gaidz F. Minassian ile birlikte kaleme aldığı “Ermeniler ve İttihat Terakki” başlıklı çalışması 2005 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayınlandı. Ayrıca “Türk Dış Siyasetinde Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacereti (1920-1971)” başlıklı bir çalışması da Belge Yayınları tarafından Türkçe’de yayınlanmıştır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nezdinde Ermenistan’ın Türkiye temsilciliği görevini iki dönem yürüttü. Bu görevi geçtiğimiz yıl sona eren Avagyan halen Ermenistan’da çalışmalarını sürdürmektedir.

http://www.agos.com.ttyazi/23578/ittihatciliktan-komunizme-deyr-i-zordan-moskovaya-salih-zekinin-bilinmeyen-hikayesi?fbclid=IwAR2YM_8LF3R3zhJdsXAtHCOKfVC5Yk1DTYpz6_PJrCdqptxH2IAQrEk5Dkw
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2019.11.23 09:39 dlivetvtr Rusya, Rus malı yazılım olmadan gadget satışını yasakladı

Rusya, Rus malı yazılım olmadan gadget satışını yasakladı

https://preview.redd.it/8ndfw9lhee041.png?width=640&format=png&auto=webp&s=6231aca7bf7ab2d9610cbdc0ccb883824703aed9
Rusya, Rus yazılımı ile önceden kurulmamış bazı cihazların satışını yasaklayan bir yasa çıkardı.
Kanun Temmuz 2020'de yürürlüğe girecek ve akıllı telefonları, bilgisayarları ve akıllı televizyonları kapsayacaktır.
Yasa savunucuları, Rus teknolojisini teşvik etmeyi ve ülkedeki insanların satın aldıkları araçları kullanmalarını kolaylaştırmayı hedeflediğini söylüyor.
Ancak, sürveyans konusunda endişeler var ve firmaların Rusya pazarından çıkabileceği endişeleri var.
Yasa, diğer ülkelerden gelen cihazların normal yazılımlarıyla satılamayacağı anlamına gelmeyecek - ancak Rus "alternatifleri" de kurulmalı.
Yasalar Perşembe günü Rusya'nın alt parlamento binası tarafından kabul edildi. Etkilenen cihazların ve önceden kurulması gereken Rus yapımı yazılımın tam bir listesi hükümet tarafından belirlenir.
Rusya ulusal internet üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı Rusya internetten 'çıkarma' düşünüyor Rus sanatçılar kültür, kimlik ve sansür konusunda Tasarının ortak yazarlarından Oleg Nikolayev, Rus kullanıcılarına nasıl yardım edebileceğini açıkladı.
Interfax haber ajansına göre, "Karmaşık elektronik cihazlar satın aldığımızda, zaten üzerlerinde önceden kurulmuş olan bireysel uygulamaları var," dedi.
“Doğal olarak, bir kişi onları gördüğünde… yerel alternatiflerin olmadığını düşünebilirler. Önceden yüklenmiş uygulamaların yanı sıra, Rusça olanları da kullanıcılara sunacak olursak, seçme hakkına sahip olacaklar. "
Ancak mevzuat Rusya'daki üreticilerden ve distribütörlerden gelen eleştirilerle karşı karşıya kaldı.
Ticaret Şirketleri ve Elektrikli Ev ve Bilgisayar Ekipmanı Üreticileri Birliği (RATEK), bazı yazılımlara Rus yapımı yazılım yüklemenin mümkün olmayacağını ve araçların arkasındaki uluslararası şirketlerin Rusya pazarından ayrılabileceğini belirtti. kanun.
Diğerleri Rus yapımı yazılımın kullanıcıları gözetlemek için kullanılabileceğine dair endişelerini dile getirdi.
Rusya, son beş yılda, arama motorlarının bazı arama sonuçlarını silmelerini istemek ve şifreleme anahtarlarını paylaşmaları için mesajlaşma servislerini çağırmak da dahil olmak üzere daha sert internet yasaları getirmiştir.
En son mevzuat, ülkenin "egemen internet" yasasıyla internette yeni kontroller uygulamaya başlamasından birkaç hafta sonra geldi. Teoride, yasa yetkililere Rus ağındaki trafiği kısıtlama konusunda geniş yetkiler veriyor.
core, crossfit, fisioterapia, fit, fitness, fitnessmotivation, gym, health, motivation, personaltrainer, pilates, pilatesbody, pilatesbrasil, pilatesfit, pilatesinstructor, pilateslife, pilateslovers, pilatesreformer, pilatesstudio, pilatesteacher, reformer, saude, stretching, training, wellness, workout, yoga, zumba
Erenköy Pilates Pilates Nedir Sizce Erenköy Pilates Web Site Pilates Uzun Ömür Verir Erenköy Pilates Salonları Pilates Kursları Pilates Studio Erenköy Pilates Pilates Studio Pilates Kursları Erenköy Pilates Salonları
Kremlin, siber güvenliği artıracağını açıkladı, ancak eleştirmenler hükümetin Çin'deki gibi bir internet güvenlik duvarı oluşturmaya çalışacağından korkuyor.
submitted by dlivetvtr to u/dlivetvtr [link] [comments]


2018.06.26 20:25 yigiteksi07 Bugün otobüste turistin gördüğü "ilgi" (treatmentın türkçesi aklıma gelmedi)

Ben bir turism şehri olan antalya serik belek mahallesinde yaşıyorum heryer otel, plajlar, restoranlar, mağazalar fln. Bugün deniz sezonunu açayım dedim, otobüsle gittim geliyorum. Gelirken, bir rus turist, derdini anlatmaya çalışıyor, muavin cahilin teki, torpille gelmiş boş ve vasıfsız türklerden biri, ne rusça ne ingilizce biliyor kadına bağırıyor PARAMI VEĞR, ben utandım 14 yaşındayım, kalktım dedim do you know english? ama yok dedi o yüzden yardımcı olamadım, herkes o kadar duyarsız ki bir kişi bile demedi sen napıyorsun bir dinle kadını dur rusça bilen biri çıkar diye, ben söyledim bi dinle bekle bilen biri buluruz dedim, bana bağırıyor banane paramı versin yeter diyor. En son sormama rağmen bir tane kadın çıktö durakta rusça bilen, o da durakta indi yardım etmedi. Bu yabancı dil bilmeyen adam muavinliğe nasıl geldi? bu adama neden hiç bir türk laf etmedi? bu sadece otobüs gibi yerlerde yok,taxide de aynı şeyleri gördük kazıklamaya calışıyor, müşteri lad edince bavullarını fırlatıyor. Sonra turist gelmeyince yok efendim "MURİZM MİTMİŞ MU MİŞTE MARA MOK MARTIK MİYİRDİLER MU MURİZM MAA"
TL;DR: yabancı dil bilmeyen torpilli çomar muavinin rusa paramı veğr diye bağırması.
yabancılara neden türkiyeye turist olarak gelmeyin diye post mu yazsam ne? kuzenimin marketinde, turizmin bağrındayım herkes çok dostça ama kazıklanmaktan, kötü gördüklerinden bahsediyorlar, 2 kat 3 kat fiyat ödetildiklerinden yanıyorlar banabazen restorantlara felan götürüyorum yemek yeri soruyorlar.
Son olarak sorum da, Ülke olarak bu hale ne zaman, nasıl geldik? ekonomi, insan iliskileri, hayvan iliskileri son donemde iyice çöküyoruz. Allah yardımcımız olsun.
edit1: treatment = muamele btw
edit2: biriken sinirden düşüncemi düzgün belirtememişim. hiç gelmeyin değil, turk tanıdığınız yoksa gelmeyin taraftarıyım normalde.
submitted by yigiteksi07 to Turkey [link] [comments]


inglisce ve rusca kişi zamirleri - YouTube CİN ALİ RUSÇA ÖĞRENİYOR; DERS 6: KİŞİ ZAMİRLERİ Rusça kişi zamirleri - YouTube Online Eğitim - Rusça Dersi 2 - Kişi (Şahıs) Zamirleri RUSÇA TÜRKÇE KİŞİ ZAMİRLERİ Rusça ders 4, ( soru ve şahıs zamirleri ) Kişi Zamirleri: Diyalog - Pratik Rusça Eğitimi - YouTube

Rusça Kişi Zamirleri Rusça Şahıs Zamirleri Rusça Derslerim

  1. inglisce ve rusca kişi zamirleri - YouTube
  2. CİN ALİ RUSÇA ÖĞRENİYOR; DERS 6: KİŞİ ZAMİRLERİ
  3. Rusça kişi zamirleri - YouTube
  4. Online Eğitim - Rusça Dersi 2 - Kişi (Şahıs) Zamirleri
  5. RUSÇA TÜRKÇE KİŞİ ZAMİRLERİ
  6. Rusça ders 4, ( soru ve şahıs zamirleri )
  7. Kişi Zamirleri: Diyalog - Pratik Rusça Eğitimi - YouTube

#18 Rusça kişi zamirleri. Bu ne? Bu kim? Türkler için Rusça dersler - Duration: 12:36. RUSYAZ 92,292 views. 12:36. 5 GÜNDE B1 RUSÇA 1. Ünite 1 Rus Alfabesi 33 harften oluşur. Bu ünitenin her bölümünde 11 harf öğreneceğiz. Bunlardan 5'i yazılış ve okunuş itibariyle Türkçeye çok yakın. Onlarla... Günler Aylar Mevsimler Rusça - Дни недели, месяцы, времена года на турецком - Duration: 2:01. Rusça Öğreniyorum 36,498 views 2:01 6. Dersimizde rusça kişi zamirlerini öğrendik hepinize kolay gelsin... Rusça Öğreniyorum 103,218 views 2:49 Для здоровой жизни делай 3 вещи каждый день - Садхгуру на Русском - Duration: 9:02. #türkce#inglisce#rusca#kişi zamirleri# web sitemiz: http://www.rusdilikursu.com Rusça Kelime Testleri : http://www.rusdilikursu.com/rusca-test Rusça yardım için iletişime geçebilirsiniz: http://ww...